Emin Emin

 

Emin Emin, doğduğu Brestovene köyünde 1985 kışında başlamış olan zorunlu isim değiştirme olayını tesadüfen çektiği zaman 16 yaşında bir lise öğrencisidir.
Fotoğrafları birkaç yıl önce kızı bulur. İlk defa burada yayınlanmaktadır.

Fotoğrafların ayrıntılı öyküsü şöyledir.

Babamın Fotoğrafları

Size gönderdiğim fotoğraflar, Razgrad’a bağlı Brestovene köyünde 1985 kışında çekilmiştir.

Günümüze ulaşmış olmaları fotoğrafçının o zamanki cehaletine ve onlari muhafıza etme isteğinе bağlıdır. Olayların ana karakteri, fotoğrafların sahibi olan babamın adına bu öyküyü anlatacağım.

Kısa Ön Bilgi

1985 yılında babam 16 yaşındadır ve Rusçuk’ta ikinci sınıf öğrencisidir. Saygı gören bir ailenin çocuğudur. Benim dedem olan babası Hasan Eminov öğretmen, birkaç dönem köy muhtarı ve diğer önemli kamu görevlerinde bulundu. Eşi köyün ebe hemşiresidir ve toplum tarafından saygı görmektedir. O zaman kızları Plovdiv Üniversitesinde Matematik Bölümünde okumaktadır.

80’li yıllarda Güney Bulgaristan’dan Müslüman topluluğun baskı altında olduğu, asimile edilmeleri için insanların adları değiştirildiği ve başka uygulamaların olduğu konusunda söylentiler yayılmaya başlanmış ancak babamın söylediklerine göre o zaman bölgedeki herkes “bu tür şeylerin burada gerçekleşmez” ümidiyle yaşamaktaymış. Ne yazık ki bu uygulamalar bir gün Kuzeydoğu Türk toplumunun başına da gelmektedir.

Fotoğrafların Öyküsü

Babam, 1985 yılı kış tatilinde memleketi olan Brestovene köyüne döner. Dedem ve önde gelen Türk asıllı başka birkaç tanınmış kişi, Ocak ayının ilk günlerinde, (emin değiliz, muhtemelen 3-5 Aralık arasında) havanın karardığı saatlerde emniyet mensupları tarafından muhtarlığa çağrılır.

Bu kişilerin adları değiştirilmesi için muhtarlığa çağrıldığı söylentisi köye yayılır. Yakında aynı kaderi paylaşacakları korkusu halkın köy meydanına toplanmasını neden olur. Kapalı kapıların ardında neler olup bittiğini öğrenme ümidiyle gruplar halinde muhtarlığın, marketin ve sinema salonunun önünde toplanmaya başlar.

Babam da o sıralarda yeni sahip olduğu Rus yapımı Fed 5v fotoğraf makinesini alarak arkadaşlarıyla birlikte meydana gider. Babam fotoğrafçılıkla ilgilenmeye başlamış ve evimizin garajında kendisine ait bir laboratuvar kurmuştur.

Babamın o anı fotoğraf makinesiyle çekmesinin sebebi zorunlu asimilasyonla ilgili bir kanıt bırakmak değildir. Eylemi, bir gencin merakına ve yeni fotoğraf makinesinin ilk olarak gece deneme isteğine bağlıdır. Sokak lambalarından aydınlatılan etkileyici gece görüntüleri yakalayabilme imkânı kendisini heyecanlandırır yalnızca. Bu kadar büyük bir insan kalabalığın akşam karanlığında merkezde toplanması sık rastlanan bir şey değildir.

Babam fotoğraf çekerken kalabalıktan biraz daha uzaktadır ve görünmez. İnsanlar şaşkınlık içinde beklerken baba, ardı ardına fotoğraf çekmektedir.

Babam belli bir zaman sonra evine döndüğü sıralarda dedem hala muhtarlıktadır. Olanlardan şaşkınlığını kaybetmeden fotoğraflarını laboratuvarda çıkarmaya başlar. Daha sonra dedem Hasan Eminov eve döndüğünde babamı çalışırken yakalar. Aslında dedemin adı artık öyle değil, sosyalist iktidarın verdiği yeni adı Asen Emilov’dur.

Yaşadığı travmatik olaydan sonra evinde gördüğü ilk şey, oğlunun çıkarttığı fotoğraflardır. Yönetimin kimliğini zorla alırken muhtarlığın önünde bekleyen kalabalığın fotoğrafları.

Tahmin edebilirsiniz, tepkisi çok kötü olmuş. Kızgınlıktan babama “Sen ne yaptığının farkında mısın?! Beni Belene Adası’na göndermelerini mi istiyorsun? Bunları hemen yırtıyorsun, daha fazla gözüm görmesin!” sözleriyle bağırmaya başlar. (Gerçekten de adını değiştirmek istemeyen insanlar güvenlik güçleri tarafından tutuklanıyor, birkaç gün içinde Belene Adası’na gönderiliyor ve 2 yıl sonra köyüne dönüyor).
Bu kızgınlık sırasında dedem, en çok insanın bulunduğu muhtarlık önünde çekilen fotoğrafları yırtıyor, bu nedenle onlar yok oluyor. Babam kalanları da yok edeceğini söz veriyor fakat sonraki yıllarda babasından saklı olarak onları muhafıza ediyor. Yani bunlar, bugün size gönderdiğim fotoğraflardır.

Bu Ocak akşamda meydana gelen olaylardan sonraki bir hafta içinde köyün tüm sakinlerinin Türk adları değiştirilir. Bulgar adını almadan yolculuk etmek ve köyden çıkmak yasaktır. Halam ve babam, öğrenim gördükleri şehirlere dönebilmek için adlarını değiştirir. Tatil sonunda Emin olan babam okul arkadaşlarına Emil şeklindeki yeni kimlikle döner. 16 yaşındaki Emin’in günümüzden çok uzak 1985 yılında Brestovene köyünde çektiği bulanık ancak etkileyici görüntülerin öyküsü bu şekilde sona ermektedir.

Birkaç yıl önce halam sayesinde bu fotoğrafların varlığından haberdar oldum. Beni derin etkileyen olayı ondan öğrendim. O zaman fotoğrafların kaybolduğu ya da hiç kimsenin oturmadığı eski evin bir yerinde olduğunu düşündüm. Şansıma, babamı sorduğumda nerede olduklarını biliyordu. Dedemin ısrarına rağmen bir gün onların bir anlamı olacağı düşüncesiyle fotoğrafları korumuş.

Benim için bu fotoğraflar çok etkileyicidir. Kaderin kendilerine neleri hazırladığını anlamak ve kabullenmek istemeyen bir grup insanın ümitsizliği ve şaşkınlığı bu görüntülerde yakalanmıştır.

Zekiye Emin

tüm fotoğraflar

Emin Emin’den Fotoğraflar

Brestovene köy merkezi, Razgrad. Ocak 1985.
İsim değiştirme. Köy merkezinde toplanmış endişeli köylüler.

tüm fotoğraflar

Assimilation Archive